Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun bu kasım ayı benim için yorucu bir ay oldu gerçekten hastalıktı dişim derken neyse ki arada güzel etkinlikler oldu biraz olsun kendime geldim :) ....Efem bu arada annem bizim üst komşu sebiş ve dayımın kızı Zehra ablam bir oldular yufka ekmek yaptılar bahçede ateşi yakıp tabi biraz olayı oldu ama :)) şuan bile yazarken gülüyorum :)) kardeşim yanım da yönümde akıllı yok ki hepi manyak deli :)) ulen bir ekmek yaptılar ortalık karıştı biri ekmeği kalın açtı biri yaktı pişirirken dengesiz dayımın kızı da annemle kavga eti daha doğrusu kendi çaldı kendi oynadı ortada bir şey yokken oda kalktı ben gidiyorum demez mi ortalık iyice karıştı mı baya esti gürledi bu dengesiz hayır araya giricem annem kızıyor neyse sonra ortalık yatıştı bu dengesiz annem den özür diledi ekmek işleri filan bitti tabi ben bunlara öncesin de bir carladım bir daha ekmek yapalım derseniz dedim sizin yedi ...... artık :) bizim deli de bugün evine gitti haspam :) ...Bu arada meloşcum iyi ham dolsun dün berbere götürdü annem meloşu berber diye tutturdu şişko :) oldu rahatladı ..uyku ilacı kullanıyorduk doktoruna sorduk uyku sorunu olmazsa vermeyin dedi dün vermedik şükür rahat uyudu inşallah hep böyle giderde uyku ilacını veremeyiz onuda alınca bünyesi çok yorgun kalıyor keyfi olmuyor o yüzden dün vermeyince bugün biraz olsun keyfi yerine geldi tabi gündüz ilacını kullanmaya devam ediyoruz buna da çok şükür ...muhitinin doğum günü geliyor kızıma minak kek pastadan alıcam onu yesin seviyor onu :) gerçi ona en büyük hediye pirinç pilavı ya :)) kurban olurum ona ben :)) .. Arada misafirler geldi gitti maşallah bizim ev hiç boş kalmıyor vallahi :) annemde ayın 14 de Kuran okutacak nasipse hep diyordu bir türlü olmadı nasip inşallah bu sefer okutacak :) ve tabi bir güzel ev temizlenecek :) neyse bu hafta başlarım çalışmalara :) daha açık lise sınavım var ardan onuda çıkartırım :) inşallah uzak okul çıkmaz :)bir de şu şişko meloş yorganını üstüne örtse daha iyi olucaz adam battaniyesin den vazgeçmiyor :) sonun da sinirlenip sobaya atıcam vallahi :)) az kaldı annem iyice uyuduktan sonra ikinci bir battaniye örtüyor oda sabah yerde oluyor :)) ..birde şu kömür gelse çok iyi olacak böyle giderse aldığımız odun bitecek bende bizim kaymaklık da ki müdür beyi uçurucam vallahi :) ne inat adam koca mahallede üç aileyiz soba yakan en son bize getiriyor adam kömürü kıl kuyruk :) ...hayır kıl kuyruk kömür fiyatların dan haberi yok galiba en son 25 liraydı torbası bakalım bu sene ne kadar olmuş gerçi 40 lira ya kadar kömür var .....Gerçi her geçen gün her şeye zam geliyor ekmek bile 1.75 kuruş oldu düşünün artık .Rabbım sonumuzu hayır etsin inşallah ..Beni sorarsanız iyim şükür :) her zaman ki gibi koşturma işte ... vee son olarak biraz nostalji olsun diyerek Grup Vitamin :)
Yüzünden tebessümler hiç eksik olmasın güzel insanlar :)
Efendim Tüm dostlara selamlar sevgiler olsun hastalıktı diş di derken ancak kendime geldim hamdolsun :) Sevgili güzel kardeşim Sessiz Umman çok güzel bir mim başlatmış Sihirli bir posta kutunuz var ve siz 10 yaşındaki halinize bir mektup yolladınız.Ne önerirdiniz ,hangi uyarılarda bulunurdunuz acaba? diye bir çok blogger dostları yaptı en son beni de sevgili Küçük Hanım canım benim de mimlemiş dedim zaten çok geç bile kaldım fırsat bulmuşken dedim yazayım bakalım neler olacak :) Merhaba özlem ben sana taaa 32. yaşından yazıyorum korkma hemen öyle kötü bir şey yok :) Şuan düşünüyorsun emimin ki bunca zaman neden hiç yazmadığımı aslınsa hep içimdeydin sana yazmak için bir bahane bir şey olması gerekti oldu sonunda sana çok güzel mahallemden yazıyorum ilerde büyüdüğün de sende görürsün ...şuan diyorsun emimin hayatım da ne değişti çok şeyler değişme di aslında Kocaman büyük bir kalabalık ailenin içinde büyüdün sen dedenle dayılarla çocukları hep bir kalabalık içindeydin aslında onca kalabalıkta kocaman bir yalnızlığın içindeydin ..Ama senin yanında hep annen vardı merak etme sen mutlu ol diye bezlerden bebek yapardı sana o kadar çok zayıfın ki annen dikerdi sana tüm elbiselerini ( eşofman) picamalarını ayakları lastikli :) İncir ağaçlarının tepelerin de dolaşan sonra ayağın kayıp sırtı üstü yere yapışan çocuk :) neyse ki çok yüksek değildi bir yanın kırılmadı ...dur dur biliyorum neyi soracağını şuan ki yaşında ayrı bir odan var mı diye soruyorsun dimi üzgünüm yok ne yazık ki.. haa şunu da söyleyeyim sana evlenmedin daha :) ..Niye sorduğunu biliyorum hep yer yatağında yada eski demir somyalar da yatardın ve sana hep o kocaman döşekleri toplatırlar dı ....okulu da hiç sevmezdin annen seni götürsünler mahallenin kızı Sibel'le rüşvet verirdi sana okulda göz kulak olsun diye ..:) hayli de yaramazdın hani :) okulda mahalle de bir gün komşunun oğlu vardı Sevim ablanın oğlu hamdi :) bir gün onla kavga ettin çocuğu dövdün diye annesi gelip şikayet ederdi seni :) az çekmedi senden hamdi :) bir de ilk okul aşkın sarı şükrü vardı güzel çoktu hani :) birde büyük şakın serdar ortaç vardı hep derdin ben bir gün onunla evlenicem diye :) olmadı :) adam evlendi ayrıldı bile :) ..Hep gözü kara gözü tok bir çocuktun annenin dibinden ayrılmayan hep bir baba özlemi vardı içinde çünkü baban bir gittimi bir daha gelmezdi aylar sonra gelir geri giderdi ..Merak etme şuan da gitti bu sefer toptan gitti :) dedim ya pek bir şey değişmedi hayatında ne oldu iki kardeşin daha oldu biri kız biri erkek onlarla birlikte sen de büyüdün ..Hep içinde özel harekatçı olma aşkı vardı olmadı ne yazık ki içinde halen ukde olduğunu biliyorum ...Ama sen o kadar sabırlı ve güçlü bir çocuktun ki her şeyin üstesinden gelmeyi başarıyordun o daha o yaşına rağmen bir çok zorluğu aşmıştın ....haksızlığa hiç gelemez din mutlaka savunurdun hakkını o yüzden sürekli sana aynı halan gibisin derlerdi :) sen yine böyle olmaya devam et hakkını savun kendini kimseye ezdirme..sen gülmeyi eğlendirmeyi seven bir çocuksun o içinde ki tebessümlerini hep ceplerinde taşırdın ..sokakta yorulana kadar oynardın sek sek yakar top çelik çömlek ip atlardın bir de beş taş isim şehir oynamayı çok seversin ..:) Sen yine hep gül hep mutlu ol emi annenin yanından ayrılma hiç o günlerin o zamanların tadını keyfini doya doya yaşa ..annenin ördüğü dantel yakana iyi bak o siyah önlüğünün keyfini çıkar arkadaşlarınla doya doya oyna bizim postacının kızı Kevser'i de unutma :) ablası vardı birde Şebnem onun öğrettiği o şarkıyı da unutma :) hey corç versene bir borç olmaz maykıl bende yok :) bunu hep yabancı bir şarkıcı söylediğini sanırdın halbuki Hakan Peker söylüyordu :)....sen yine ağaç tepelerin de tozun toprağın o misketlerin çamurdan evler yapmaya otlarla evcilik oynamayı ..el arabasına binip gezmeyi de unutma emi :) doya doya yaşa çocukluğunu sonra zamanla hepsi gidiyor kıymetini bil olur mu ..hadi bana müsaade artık iyi bak kendine emi belki gene gelirim bu sefer güzel haberlerim olur belki sana :) gözlerin den öperim seni selam söyle mahalleye ...ve son olarak sana sevdiğin o zamanların şarksını da bırakıyorum :) Acaba ne anlıyordun bu şarkıdan :)
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun malum kasım ayı meydan okuma bitti ...inşallah daha güzel maceralar da buluşuruz yine hep birilikte buradan Güzel Zeynebime tekrar çok teşekkür ediyorum ...Evet çok uzun zaman önce mimlenmiştim ama araya bir sürü aksilikler girdi yapamadım buradan sevgili güzel arkadaşım Pastelden çok özür diliyorum çok geçte olsa yapmak istedim çok keyfili bir mim evet gelelim sorularımıza :) 1- Müzik dinlemek ve söylemek Türküler :
Müzik dinlemek ruhun gıdasıdır derler ya hep öyle gerçekten Müzik o kadar büyük bir kavram ki içinde bir çok şeyi barındıran bazı şarkılar bazı insanların anılarına eşiklik eder ...her dinlediğimiz de bizi alıp götüren müzikler vardır ...bu konuya bir girersek sonu gelmez :) onun için hemen geçiyorum sevdiğim dinlediğim şarkılara ...söylemesi ayrı bir keyif ...:)
ve Şükriye Tutkun .. Gücüm yetene kadar ...seviyorum bu şarkıyı :)
Sezensiz olmaz :) Bu şarkı hep beni benden alır ...
Birde Barış abi olsun dimi :) bu şarkıyı da ayrı severim çok anlamlı sözleri var gerçekten .. müzik söylemek en büyük keyif ..... 2. Ailem sevdiklerim ...ve kızım muhittin :)
3.Deniz vapur simit çay martılar rüzgar ..
4. yazmak yazmak okumak şiirlere dalmak satır aralarında dolaşmak ..... 5.kitap okumak fırsat buldukça :) 6.sevdiğim filmleri izlemek genelde eski filmleri çok severim kemal Sunal filmlerini ayrı severim :) 7.yağan yağmurda ıslanmak ..yağan karda sessiz sakin sokaklarda dolaşmak :). 8.gözlerimi kapatıp hayaller kurmak .. 9. bloggerde olmak yazmak ve güzel dostlarım .... 10.kalemim defterim ... 11.insanları güldürmeyi tebessüm ettirmeyi .. 12. çocukların gözlerinin içi gülmesi onlarla oyunlar oynamayı :) 13.gülmeyi ağlamayı .... 14.gezgin olup diyar diyar gezmeyi :) 15. evde yalnız kalmayı :) çok fazla değil sonra ruhum sıkılıyor :) 16.Her seferin de Anneme Anneeee diye bağırmak ve seslenmek ..:) 17.Annemin sesi :) 19.anı yaşmak keyfini çıkarmak .. 20.. Şükür etmeyi.....
Efendim tüm dostlara selam Sevgiler olsun. dün dişimi çektirdim vallahi İlk tırstım yani 😁sonra gittim jopon yeni minak doktorcuğum bir güzel çekti tabi ilk uyuşturma iğneleri yapıldı pıt pıt 😊😁 ham dolsun 🙏 bitti şimdi iyileşme süresi oda biterse Rabbım izniyle rahat edicem 😊🙏 Ve dişimin çekildiği gün Arnavutköye gittik dayımın kızının yanına topluca gittik bir kızımı götüremedim oy kurban olurum ona iki gün kaldık kızım küstü bize ilk :) sonra barıştık orada kötü oldum dişim çekilince bende ki kansızlık hemen vuruyor bana :) yolda zaten ölü gibiydim :) ertesi gün kendime geldim ham dolsun :) o yüzden bugünle dünkü meydan okumayı ikisini birden yazıyorum böyle olmazdı ama :) zaten bu güzel meydan okumanın da sonuna geldik Buradan güzel Zeynebime çok teşekkür ediyorum çok güzel ve keyfili geçti bir solukta bitti :) şimdi gelelim konumuza dünkü ve bugünün son sorusuna :)
10. En son gördüğün en güzel manzara neydi? İstersen anlat istersen fotoğrafını bırak. hasta olunca resim filan çekemedim bu en son İstanbul manzarasıyla bırakıyorum sizleri altına da kısa bir not bıraktım :)
Nicedir bekledim bir selâmını yüreğimin yorgunluğuna ..... mayhoş bir yalnızlık senfonisi gibiydi nicedir beklediğim bir selâmın ....Daha kaç denizler aşacaktım bırakıp gittiğin denizlere martılara gözleri hüzünlü İstanbul'a . . sessiz kaldım.....
9. Soğuk kış günlerine geçiş yapıyoruz artık. Bu kış günlerinde pişirip yemekten keyif aldığın bir tarifini paylaşır mısın? Mesela meşhur bir kekin, ya da kurabiyen var mı?
pasta börek işlerini çok severim yapmayı da yemeği de 😊bir çok yeni tarifler denedim güzel oldular .. zaten şu ara pasta börek aşkım doldu taştı 😁😊 İlk iyileşsin dişim çilekli pasta yiyeceğim 😊😁 tatlıya hasret kaldık :) bu dünkü soru sayesinde bir sürü güzel tarfiler çıkmış oldu ve hepsine bakacağım :) evet gelelim benim tuzlu bir kurabiyem var en çok yaptığım birde portakallı kekim bunu da instagram da bir yemek sayfasında görmüştüm oradan aldım güzel oluyor .. bakmak isterseniz Yıldızlı Sunumlar var bu ikisini yazayım sizlere umarım beğenirsiniz .. çayların yanında çok güzel gidiyor :)
AY Çekirdekli kurabiye ...
malzemeler :
125 gram tereyağ yada paket margarinde olur ben terem yağ kullanıyorum ülkerinin
1 fincan sıvı yağ
1 yumurta akı ..sarısı üzerine sürülecek
1 yemek kaşığı elma sirkesi
1 yemek kaşığı toz şeker
2 tatlı kaşığı toz haşhaş
2 tatlı kaşığı çörek otu ve susamam
2 yemek kaşığı ay çekirdeği ben paket küçük olduğu için hepsini koyuyorum :)
2 tatlı kaşığı pul biber çok acı olmasın derseniz 1 tatlı kaşığı da koya bilirsiniz
yarım çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı mahlep ..aldığı kadar da un
un hariç tüm malzemeyi bir güzel karıştırın sonrada unu ekleyin azar azar dilerseniz küçük kalıplarınız varsa onlarla şekil vere bilirsiniz yada elinizle de yapa bilirsiniz çok kalın yapmayın içi pişmiyor sonra hepsini yağlı kağıt serdiğiniz tepsiye dizin üzerine de yumurtanın sarısını sürün fırına verin :) 180 ile 200 derece arasında pişirin şimdiden afiyet olsun efendim :)
gelelim keke
Malzemeler ✍🏼 3 yumurta ( küçükse 4 büyükse 3 ) 🍊 1,5 su bardağı şeker 🍊 1 su bardağından bir parmak eksik sıvı yağ🍊 1 su bardağı yoğurt 🍊 1 paket vanilya🍊 1 portakalın hem kabuğunu rendeleyip hem de suyunu sıkıyoruz 🍊 3 bardağa yakın un🍊 2 paket hamur kabartma tozu🍊 Önce Yumurtaları 1 dakika mikserle çırpıyoruz, sonra şekeri ilave edip 7-8 dakika daha çırpıyoruz, sıvı yağını ve yoğurdu da ekleyip 1 dakika daha çırpıp portakal suyunu ve rendelenmiş kabuklarını da karıştırıp,unumuzu hazırlıyoruz, vanilya H.kabartma tozunu ve unu başka bir kapta eleyerek hazırlıyoruz, 2 kaşık unu ilave edip mikseri kapatıyoruz, sonra unun tamamını yavaş yavaş ekleyip alttan üste doğru hamurumuzu söndürmeden karıştırıp,lütfen bir önceki yapılış videosunu izleyiniz size kolaylık sağlayacaktır. Kelepçeli kalınımızın altına yağlı kağıt yerleştirip hamurumuzu içine döküp bir iki kez ser zeminde yere vurup havasını alıyoruz sonra 170 derece önceden ısıtılmış fırınada kabarıncaya kadar bekleyip sonra fırını 150 dereceye alıp yaklaşık 35-40 dakikada pişiyor. Her fırın farklı olduğu için siz kendi pişirme şeklinizlede yapabilirsiniz, ben keklerimi bu şekilde yapıyorum. Kolay gelsin afiyet olsun herkese
ben orta boy tepside yapıyorum onda güzel oluyor :) şimdiden afiyet olsun :)
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun evet son iki günü kaldı kasım ayı meydan okumanın gerçekten çok güzel ve keyfili geçiyor ve bu sayede bir çok yeni dostlar kazandım güzel dostlarının birinden güzel yazılarını okuduk hep birilikte gerçekten heyecanla okuduk yazdık evet bugün sorusu çok güzel bunun hakkında daha önce yazdığım bir çok yazılarım var bunlardan okumak isterseniz bir tık ve ikinci tık hadi başlıyoruz :) 8. Neden blog yazıyorsun? Bloğu sevme sebebin nedir? İçimde hep bir yazma tutkusu vardı çocukluğumdan beri hep küçük küçük günlüklerim vardı onlara yazardım bir çoğu halen duruyor okudukça gülüyorum bazen :) ilk yazmaya başladığım da bir edebi kalem diye bir sitede başladı yazdıkça güzel yorumlar güzel eleştiriler geldikçe kendimi her seferin de biraz daha geliştirdim okudukça yazdıkça dinleyerek her geçen günlerde kendimi geliştirdim halende geliştirmeye devam ediyorum ve yazma tutkum gitdikçe artı ve güzel mahalleye geldiğim günüden beri birinden güzel dostlar kazandım güzel yürekler tanıdım sizlere ağladım sizlere güldüm sizlere mutluluğumu seviniçlerimi hüzünlerimi paylaştım sizlerden gelen güzel hediyelerle çok mutlu oldum hepsini saklıyorum en güzel köşemde :) hepsi de çok değerli benim için ...baktıkça hep yüzüm de bir tebessüm oluyor :) mutlu oluyorum ...yazmaya başladığım da kim ne der kim okur diye hiç düşünmedim durmadan yazmaya devam ettim zamanla güzel dostlar çıktı karşıma onlar kendilerini biliyor :) ve kocaman bir ailem oldu güzel mahallede güzel anılar biriktirdim halende devam ediyorum biriktirmeye ....bir şeyi severek başlarsanız öyle de gider ilk başta sevmek ve güvenmek gerekiyor o yüzden bloğumu ve güzel mahallemi çok ama çok seviyorum ...her geçen gün yeni dostlar kazanıyorum heybemde binlerce güzel dost arkadaş kardeş abi abla anne baba bir sürü güzel yüreklerle doldurdum ..onun için yazmak benim için bir tutku bir aşk demek güzel mahallem demek :) yazacak binlerce cümleler kelimeler sözler var yazmakla bitmez ancak güzel mahallede olursanız beni çok iyi anlarınız :) hepinizi çok seviyorum iyi ki varsınız ....💓💓💓🌷🌷🌷🌷🌷🌷
bu iki güzel şarkı sizlere gelsin :) Rabbim cümlemize sağlık huzur mutluluk versin inşallah Gönlünüzde ki tüm dualarınız kabul olsun inşallah. 🙏🙏
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun yavaş yavaş kasım ayı meydan okumanın sonuna geliyoruz ne çabuk geçti :) ama çok keyif aldım gerçekten halende alıyorum iyi ki başlatmış güzel Zeynebim :) hadi gelelim konumuza :) 7. Hayatında seni yönlendiren en belirgin duygun nedir?
Vicdanım ve merhametim ve şu saflığım :) yok mu bazen gerçekten su istimal edenler oluyor daha çok sinirleniyorum bu sefer adım deliye sinirliye çıkıyor kardeşim :) olmaz ki ama..Annem der hep zaten ne oluyorsa senin şu saflığından oluyor ..birazda manyak olmasan der :) bende sinir varda o yüzden adım psikopata çıkıyor :) Doktor bile geçende dedi ..ne kadar sinirlisin sen dedi bu kadar stres sinir iyi değil dedi :) bende biliyorum ama hocam dedim yaşadıklarım kendimle olan kavgam hayatın bazı zorlukları ve artık yorulduğumu hissediyorum sanırsınız içim 80 lik nineler gibiyim ...Birde şu millet ne der olayı arkadaş herkesten bana ne herkesin doğrusu yanlışı kendine dimi ama:)..Ama önce kendi bildiğim yoldan giderim bazende annemden alırım :) Ama en güzel sevdiğim huyum öyle her şeyi kafaya takmam güler geçerim kafamı boş şeylere doldurmam birde sabırla beklerim ne olacağını ..O yüzden gülmeyi güldürmeyi seviyorum çevremde ki insanları sevdiklerimi Onun için hayat güzeldir :) ..Ne demiş Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ...Çokta güzel söylemiş ...
Sevmek sevilmek her daim yüzlerde tebessüm olması dileğiyle ..:)
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun dünden bugün daha iyim ham dolsun bu ay beni baya yordu hasta etti Rabbım başka dert vermesin inşallah bu günümüze çok şükür ....Evet gelelim bugün sorusuna hadi bakalım ....:)
6. Bir şehir olsan hangi şehir olurdun? Neden? Ah ah binlerce Şehir olup diyar diyar gezmek isterdim bir divane gibi ...kimin ekmeğinin kokusunu içme çekmek ..kimin hüznünü acısına merhem olmak isterdim kimin dağının eteklerin de kar olup ısıtmak isterdim güneş olup .. üşüyen şehrin çocuklarına bir battaniye olup sarmak isterdim ...yolları kardan kapanan çocuklara yol olmak isterdim ...karadenizin hırçın dalgalarına çığlık olmak isterdim bir rüzgar olmak isterdim ...ben binlerce şehir olup diyar diyar gezmek isterdim bir divane gibi ....ninelere dedelere şifa olmak isterdim ...ağlayan çocuklara tebessüm olmak isterdim ...yüreklerden söylenen türkülere söz saz olmak isterdim ...Bir Annenin evladını yitirmiş yüreğine serinlik huzur vermek isterdim göz yaşlarını bir nebze olsun dindirmek isterdim ....Yağan yağmura rüzgara sarılmak isterdim ...Sonbaharı mutlulukla karşılamak isterdim ...Bir bebeğinin karını doyurmak isterdim süt olup ....bir kitap olup binlerce şehirlere bırakmak isterdim hiç kitap göremeyen çocuklara ...Çöpe atılmış yeni doğmuş bebeklere Anne olmak isterdim ...ben binlerce şehir olup diyar diyar bir merhem olmak isterdim ...binlerce yüreğe kalplere vicdan merhamet insanlık vermek isterdim ...gözleri görmeyenlere ışık olmak isterdim hiç duymayanlara ses olmak isterdim ....ben binlerce şehir olup diyar diyar bir işe yaramak isterdim ...Ben acıyı sevinçe hüznü mutluluğa çevirmek isterdim ...Ben binlerce şehir olup insanlık bırakmak isterdim ....Kediye köpeğe kuşa binlerce hayvanlara yemek mama dağıtmak isterdim ..kırılan gönüllere birer tebessüm bırakmak isterdim ...Annesini yitirmiş çocuklara annelik etmek isterdim ...Ben şehir olup bir nebze işe yaramak isterdim ......Gönlümde ki şehir Bursa :) İnşallah bir gün nasip olur gitmek ..birde Venedik :) Bugün böyle geldi içimden Şehir deyince bunlar döküldü yüreğimden ...umarım beğenirsiniz ...biraz farklı oldu ama :) Rabbım herkesin gönlüne göre versin inşallah ....
Bursa’da Zaman, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bursa’da bir eski cami avlusu, Küçük şadırvanda şakırdayan su; Orhan zamanından kalma bir duvar… Onunla bir yaşta ihtiyar çınar Eliyor dört yana sakin bir günü. Bir rüyadan arta kalmanın hüznü İçinde gülüyor bana derinden. Yüzlerce çeşmenin serinliğinden Ovanın yeşili göğün mavisi Ve mimarîlerin en ilâhisi.
Bir zafer müjdesi burda her isim: Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim Yaşıyor sihrini geçmiş zamanın Hâlâ bu taşlarda gülen rüyanın. Güvercin bakışlı sessizlik bile Çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle. Gümüşlü bir fecrin zafer aynası, Muradiye, sabrın acı meyvası, Ömrünün timsali beyaz Nilüfer, Türbeler, camiler, eski bahçeler, Şanlı hikâyesi binlerce erin Sesi nabzım olmuş hengâmelerin Nakleder yâdını gelen geçene.
Bu hayâle uyur Bursa her gece, Her şafak onunla uyanır, güler Gümüş aydınlıkta serviler, güller Serin hülyasıyla çeşmelerinin. Başındayım sanki bir mucizenin, Su sesi ve kanat şakırtılarından Billûr bir âvize Bursa’da zaman.
Yeşil türbesini gezdik dün akşam, Duyduk bir musikî gibi zamandan Çinilere sinmiş Kur’an sesini. Fetih günlerinin saf neşesini Aydınlanmış buldum tebessümünle.
İsterdim bu eski yerde seninle Başbaşa uyumak son uykumuzu, Bu hayâl içinde… Ve ufkumuzu Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk, Havayı dolduran uhrevî âhenk.. Bir ilâh uykusu olur elbette Ölüm bu tılsımlı ebediyette, Belki de rüyâsı bu cetlerin, Beyaz bahçesinde su seslerinin.
Bu türküyü de bırakıyorum çok severim Eski bir dizide dinlemiştim Ekmek Teknesi dizisin de çok güzel bir diziydi ...Bir Diyarbakır türküsüdür