Ne kadar çok sevmiştim mahur gibi bakan gözlerini.Askılara asılmış fotoğraflar gibi sıra sıra dizmiştim tüm suretini ..salına salına geçtiğin sokaklardan kokun yayılırdı hanımeli gibi. Sessin duyulmadan kırmızı şemsiyenin tıkırtısı gelirdi kaldırım taşlarından. Ne çok severdin mavi kareli gömleğini giymeyi. Siyah beyaz fotoğraflar biriktirirdin aynalı mor desenli dikiş kutunda. Sevmezdin soğu yemiş elmaları safi gelirdi sana.. hoyrat rüzgarlar savrulurdu ruhun solan yalnızlığına.. geceyi gündüzlere karanlığı doğan güneşlere karıştı senli geçen düşüncelerde .. vakt-i demdi gelen çaresizlik yoksunun da..mevsimler hiçlere hüzünler boşluklara iki sohbet arası kaldı..günler gün dönümlerine büklüm büklüm olmuş dik yokuşlara serildi .. silinmiş hikâyelerin unutulmuş kitaplarda yitti...Ah ah mahur gönlüm hep bir mahur ..
Bu sefer geç kaldım bir takım doktor işlerim vardı malûm akdenizanemisi ilaçlar testler 🙂🤗bu pek olmadı gibi geldi yazdıklarım artık af ola ...geçen haftanın kelimelerini sevgili Mukemmelis vermişti
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun ..Bir fırsat bulmuşken pc de şöyle bir içimizi dökelim dimi ama :) ...günlerde evde geçiyor vallahi iki arada bir market yolu yapıp geliyorum ..evde olunca işlerde bitmiyor kardeşim boyunca evi topla süpür sil ..hele ki şu çamaşır olayı Allah'ım yarısı sobanın üstünde yarsıda çamaşırlıkta kuruyor kendime pencere önü çamaşır kurutma yaptım :) tam burası işte :)) ..Uzun zamandır bekliyordum kartpostallarımı duramadan faturalarının içine kapıp durdum ..geçende şansıma bizim mahalleye bakan postacıyı gördüm hemen sordum ..dedim bana bir mektup gelecekti güzel kadının Handanım :) ismini söyledim baktı yoktu listede sonra ben dedi ellime geçince sana getirim dedi dedim çok sağ ol ..oda 4 sonra kapıya kadar getirdi sağ olsun beni de çok mutlu etti bende .teşekkür ettim gitti ..bizim mahallenin postacısı iyidir abi sağ olsun ..Bu arada yakında hem yeni yaşımı karşılıyorum hem de bloğumun yaşını karşılıyorum :) toplam 20 yıl olmuş blogta dedim vay be nasıl geçmiş kocaman kocaman yıllar. Tabi bunun için ayrı bir yazı yazıyorum :) dedim buraya not olsun :) Meloşun sizlere çok selamı sevgileri var ne zaman blogta yazı yazsam gelir... ne yapıyorsun sen der:)derim arkadaşlarıma yazıyorum ..oda selam söyle der :) üstümde kalmasın meloşun selamı :) Meloş bu aralar iyice şişko oldu vallahi adam tam bir patatis oldu :)) ancak hafta sonları yasakta çıkıyoruz oda ekmek almak için adam on yerde oturuyor :) günler böyle geçip duruyor bu günümüze çok şükür.. Bu ara Kelime oyunu devam ediyor aradan bende dahil oldum :) halen katılmayan varsa katılsın derim müracaat güzel insan Deeptone :)
Gelmezsin bilirim geçtiğin tüm arnavut kaldırımları küf kokuyordu. sinmişti artık adımların izleri.. dilinde hasret türküleri yankılanıyordu ..karanlığına ağaçlar eşlik ediyordu tüm sessizlikleriyle..Kara kedileri pek sevmezdin içindeki karanlığı hatırlatıyordu sana her karışına çıktığında...oysa çok seversin kedileri dost canlıları deyip dururdun. Kemanın buğulu sesi eşlik ederdi hüzünlü çığlıklarına..Yaşadıkların yansırdı kare kare flim şeridi gibi akıp geçerdi...Gelmezsin bilirim ömrün koca koca arşın mavi denizlerde sürükleyip gitti..Geriye kalan bir nefeslik sevgindi onuda çok gördün oda bir göğün arasında asılı kaldı..hoşçakal....
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun Sevgili Kırmızı Ruh ve sevgili güzel insanın Deeptone nin başlattığı kelime oyunu 5 kelime ile tam ortasından girdim yazmam filan dedim ama yazdım umarım beğenirsiniz ..:)geçen haftanın kelimelerini sevgili güzel dost Hanife Ertaş vermişti ..isimlerin üstüne tıklayın onların da yazılarını okuya bilirsiniz :)
Bu haftanın kelimeleri;YEŞİL-ŞİİR-BAHARAT-YOL-SABAH
Oysa daha gidecek çok Yolu vardı onun.. tüm ömrü boyunca tüm Sabah ezanları uyanırdı o en çok sevdiği önce Rahmetli annesinin mezarına giderdi. mezarını sulardı annesinin çok sevdiği çiçekleri dikerdi sonra da anne oğul sohbet ederlerdi bazen de kızardı annesine :) sonra sohbet biter ..Doğru Çarşıbaşı Camisine koşardı öyle bir sevgiydi ki onun camiye olan aşkı daha 6 yaşındayken göndermişti babası gözünü camide açmıştı. Küçük ama bir o kadar büyüktü onun için .. Çarşıbaşı camisi tüm hayatı çocukluğu gençliği tüm yaşanmışlıkları geçti bir yağmur gibi akıp geçti ömrü ..O kadar sevenini vardı ki kocaman şehir onu evladı çoğu yerine koydu bağırlarına bastılar onu .. tüm esnafın gözü kulağı uğuru neşe kaynaklarıydı .. Bir gün görmeseler hemen ya evine giderlerdi yada babasını ararlardı. Hanif'i usta bugün Şahin gelmedi bir şey mi oldu diye sordular ..O gün gidemedi biraz üşütmüş evde yatıyor dedi babası sonra telefon kapanır kapanmaz ..Tüm esnaf göremeye gittiler elleri kolları dolu .. en sevdiği şeyler çay ve tarhanası patates sulusu hayata en çok sevdiği şeylerdi Şahinin. Nasıl merak etmesinler ki Şahin onların ekmek dükkanlarının siftahı uğuru bereketiydi O olmazsa Çarşıbaşı nasıl sessiz kalırdı sesi yok neşesi yok, yok, yokta ,yoktu ...Onu herkes dilde değil gönlüden sevdiler o yüzden Çarşıbaşı'nın gülüydü ..Tüm yolları nereye nasıl çıktığını bilirdi.. Daha ilk girişte sevdiği Baharat kokuları gelirdi burnuna buram buram. Tam bir şehrin muhtarı gibiydi herkesi bilirdi tanırdı.. En çok sinirlendiği şey cuma namazına gitmeyen esnafa kızardı .:) hatta bir gün bir esnafın birinin işimi yoğunmuş bir şey mi olmuş adam cuma namazına gidememiş ..Vay sen gitmeyen alır eline bir taş o koca cam bir güzel kırılır aşağıya iner :) adam ne kadar dese de Şahin işim vardı gidemedim dese de boştu. Gitmedi çünkü cumaya ..Adam sonra söz verdi bir daha olmaz diye Şahine O da tamam tamam dedi sakinledi ..Adam kırılan camının umurunda bile değildi onu o kadar çok seviyordu ki senin canın sağ olsun Şahinim gel otur hele bir çay içek dedi ve az önce onca şey hiç yaşanmamış gibi oturup çay içtiler sohbet ettiler..Adına O kadar çok Şiirler yazıldı ki memleketi Şairler şiirler memleketiydi ..Yeşilliği çok severdi yeşil soğanı çok severdi tabi kuru soğanını da onlarsız yemek yemezdi ...Şimdilerde şehri Çarşıbaşı ve Çarşıbaşı Camisi sessizliğe büründü artık onların çok sevdiği Şahinleri yoktu günlerce aylarca ağladı onun şehri ..Tüm şehrinin insanları gitmişti ..Çarşıbaşı'nın gülü Şahinleri ..Çaresiz bir hastalıktan vefat etmişti ..Şimdi kim gidecekti çok sevdiği camisine kim temizleyecekti sabah ezanına geç kaldığı diye gidip müezzini kim yerinden kaldıracaktı ..O çok sevdiği camin hocasıyla kim kuranlar dualar edecekti beraber hepsi yetim öksüz kaldı.. Sustu kocaman şehre yağmurlar indi sevdiği şehre O yok diye gitti son bir bay bay deyip gitti.. İki gözüm uğur böceğim gitti ..Cenazesi mi nasıl oldu ah ah kocaman mezarlık doldu taştı adım atacak yer bile kalmamıştı nasıl kalsın uğurları gülleri gitti. Seni çok seven bu şehrin seni hiç ama hiç unutmayacak.. Anneciğine babasına kavuştu o artık ondan mutlusu yok ...Mekanın cennet olsun uğur böceğim ...
Adına yazılan şiir bestelendi bir türkü haline getirildi ..Bu güzel türkü de emeği geçen tüm Kahramanmaraş'a ve Edeler Diyarı Tv de çok ama çok teşekkür ediyorum...
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun çok uzun zamandır mimlere katılamadım baktım güzel insan Deeptone hem duyurmuş hem de yapmış VE bu sayede de yeni bir dost kazanmış oldum :) sevgili Elmas Koçan Günay başlatmış eski Türk dizileri mimi çok keyifli olmuş dedim bende katılıyorum :) baktım evde bir boşluk var hemen fırsata çevirdim :) hadi başlıyoruz :) bakalım neler varmış ..
SÜPER BABA ..
Ah ne güzeldi az ağlatma dı bizleri :)
ÇILGIN BEDİŞ
arada bir eski bölümlerine bakıyorum :) ah ah Oktay'la Bedişin aşkı
KAYGISIZLAR
EKMEK TEKNESİ
BİZİMKİLER
CENNET MAHALLESİ
Daha çok dizler var tabi ki bunlar aklıma gelenler oldu :) bakalım daha hangi diziler varmış dostlardan bekliyoruz :) bu güzel keyifli mim için sevgili Elmas Koçan Günay çok teşekkür ediyorum daha nice güzel mimlerde buluşmak dileğiyle ..sevgiler ..
Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun....uzun bir aradan sonra şöyle bir içimi dökeyim ama dimi 😀...hem sizleri hem de bloğumu ve yazmayı çok özledim gerçekten.. o kadar çok şeyler yaşadım ki her şeye rağmen bugünüme çok şükür diyorum ..evdeyiz artık rutin oldu bazı şeyler kendimizi iyice yemeğe verdik iyimi bu gidişle meloşla yarışa gireceğiz vallahi 😄..biz gene yeni bir lâf öğrendik (bir daha o lafı ağzına alma.. hayır birde neyi almayacağımızı bilsem şişko işte yedi yirmi dört bu lâf söyleniyor..meloşla temizlik benim işim programına sardık 😀geçen gaza gelip buzdolabını temizledim 😂 hep bu kadir ezildi yüzünden 😀😂 evde sürekli yemek temizlik soba ve odun kömür taşımakla geçiyor vallahi 😀tâbi ki benim güzel kızım muhitinle aşkımız son gaz devam ediyor ..işte kızımın güzel bir fotosu :) Kurban olurum benim güzel kızım :)
Bu yılın son yazısını yazmadan olmazdı dimi ama çok zaman olmuş yahu yazmayalı bu 2020 çok şey aldı benden sevdiklerimi aldı hayal kırıklıklarım kalp kırıklıkları yarım kalmış mutluklarımı geride kalan bir bavul dolu hüzün acı kırıklıklar kaldı... Tabi her şeye rağmen tüm zorluklara bu yaşadığımız salgın döneminde bu yaşadıklarımız çok şey öğreti aslında ..görüp görmezlikten geldiğimiz çok şeyi yüzümüze vurdu ..ah ah ah kocaman bir ah la kala kaldık iyimi :) Ne diyelim bugünümüze çok şükür Rabbim bu son yılla bu üstümüzde ki tüm tüm musibetleri de alıp götürsün inşallah ..Neyse daha fazla içimizi karartmayalım dimi ama ..Bu aralar babamla gene çatışma içindeyim tabi ki mevzu para :) ne adam para yoluyor sağ olsunAllah razı olsun ama bir de bir ton laf etmese :) neyse artık ninni gibi geliyor alıştım :) bizim küçük çok şükür kazandı üniversiteyi Rusça tercümanlık bu daha uzun bir şey de ben ancak bu kadarını yaza bildim :)) 4 senelik kazandı artı bir senede hazırlık malum artık evden uzaktan eğitime geçtik ..yarı burslu kazandı tabi okula bir miktar para ödüyor her ay :) normalde çok pahalıymış okuduğu bölüm Beykent üniversitesini kazandı her ay Bin TL bayılıyoruz okula:) tabi bu biraz zorluyor ama ne yaparsın mecbur ..meloşa telefonuna hat aldık faturasız tabi ki :) Akşama kadar babamla on posta konuşuyor haspam :)) Birde Rahmetli Şahin dayımın Cami Hocası Güzel insan Erol hocayla da her gün gerek sesli mesajlar gerek görüntülü gerek telefonda bir havalardayız sormayın gitsin :)) arada şikayet ediyorum bu şişkoyu iyi oluyor:) Şimdi yeni bir şey öğrendi hani yeni akılı telefonlar varmış sesli şunu ara deyince arayan ..şimdi onu meloşta öğrendi tabi bunu Kalk Gidelim dizisinden Şakir den öğrendi :) Alıyor telefonu eline babamı ara diyor biz evde kahkaha kopuyor :) dedim meloş köşeyi dönünce sana alırız dedim o telefondan:) özlemişim yazmayı :) ..Şimdi blogger dostları Telegram bu whatsapp gibi Blogger Türkiye adı altında bir gurup kurmuşlar güzel oldu merak etmeyin telefon numaranız görünmüyor gizliyorsun :) siz dostları da bekleriz güzel oluyor yeni yazılardan haberdar oluyoruz iki güzel sohbetler ediyoruz vakit geçiyor işte :) Şuan 58 üyeyiz inşallah daha da zamanla artar güzel olur :) Ve bu yazıyı yazmama vesile olan güzel Anne Bigudili Anne çok teşekkür ediyorum :) ..Artık bu aralardayım inşallah ..Ve Son not olarak meloş benim abim Osman Zihinsel Engelli 37 yaşında bizim evin gülüdür kendisi :) lakabımız meloş da :) ...Bilmeyen yeni gelen dostlara iletmiş olayım :) bu arada Ocakta Bloğum 10 yılına giriyor :) bunu için ayrı bir yazı yazacağım böyle kısa olmaz dimi ama :) Efendim tüm dostlara selamlar sevgiler olsun hepinizi çok seviyorum..