senden gelen bir ölüm bir çığlığın kıyameti kadardı . .. sessiz kaldım ..
24 Kasım 2014 Pazartesi
.......
Senden gelen bir ölüm bir çığlığın kıyameti kadardı al ömrümü lanetler yağsın gök mavisi yüreğim den dar sokaklara gebe kalsın anlamını yitirmiş tüm sözlerin
senden gelen bir ölüm bir çığlığın kıyameti kadardı . .. sessiz kaldım ..
senden gelen bir ölüm bir çığlığın kıyameti kadardı . .. sessiz kaldım ..
13 Kasım 2014 Perşembe
Yokluğunu Saklıyorum Kirli Elbiselerde
Yokluğunu saklıyorum kirli elbiselerde
Varlığını yüreğimle beyaz kefene
Demem o ki sevgili
Uykusuz bir sabahtır
Ülkemde sana uyanmak
Ve anlamı olmayan
Bir bakıştır yaşamak.
Hasan Selçuk BİRDAL....sessiz kaldım
10 Kasım 2014 Pazartesi
Çok sevdiğim ablam için Zeynep Yağmur ...
bir abim daha vardı o sürekli Metin Kemal Kahraman - Kaybolan Kentin Eskicisi
şarkısını dinlerdi biz o zamanlar sitenin radyosu vardı orada toplanırdık zaman geçtikçe hepsinin sevdiği şarkıları öğrenmiştik :) çok güzel günleri gerçekten benim için daha aklıma getirmedim bir çok insan vardı bu aklımda kalanlardı :) tabi bir de azade ablam vardı siteyi kuran iyi ki kurmuş beni ablamla tanıştırdı :) tabi senide tanımak güzel di azade abla :) iletirsin ablam :) ama özelikle biri var ki o yüreği güzel insanı iyi ki tanımışım diyorum bana bir öz abla olan
Zeynep Yağmur tabi ki ablalarının en güzeli en güzel yüreklisi en iyi hem arkadaş hem dost hem abla olan Zeynep ablam yaniii ablam :) o kadar çok anılar sığdırdık ki yaşamımıza onunla hani derler ya yazsam roman olur buda böyle bir şey bugün onun doğum günü içim den geçenleri yazmak istedim bugün onun için daha nice güzel ömürlerin daha nice güzel anıların olsun inşallah ablam benim iyi ki varsın iyi ki tanıdım seni iyi ki benim ablamsın sevdiklerinle ailenle sağlıklı huzurlu daha nice güzel ömürler geçirmen dileğiyle canım ablam iyi ki doğdun doğum günün kutlu olsun canım ablam seni çooook ama çooook seviyorum yüzünden hiç bir zaman tebessümler eksik olmasın inşallah güzel yürekli ablam benim .....seni seviyorum
Onun pembe düşleri var o bir mutluluk ağacı yüzünden hiç eksik olmaz gülen yüzü Her yeni doğan güne umutla bakar tatlı bir tebessümle bakar hayata İçinde kopan fırtınaları var hüzünleri var acıyan kalbinde O acıyı hüznü bir gülüşe çevirdi o küçük dünyasında Acıyı da hüznü de yaşadı o gülen gözleri düştü gözünden damlaları yüreğinin içine acıyan yüreğine tuz bastı sustu yüreği O küçük yüreğine kocaman sevgiler umutlar hayaller sevinçler mutluluklar ekti Her zaman bir yanı acısa da o artık acıyan yanını tatlı bir tebessüme çevirdi gülen gözleriyle O artık çok mutlu küçük dünyasında onun adı dolunay ne olsa
isyankar ablam için yazdığım kısa bir şiir ömrünce gül ablam seni çok seviyorum ...
2008 de yazmıştım bunu da eklemek istedim :)
2008 de yazmıştım bunu da eklemek istedim :)
sessiz kaldım ....siz güzel dostlarda paylaşmak istedim şimdiden hepinize çok teşekkür ederim
24 Ekim 2014 Cuma
suret...
Bileklerinde miadı dolmuş bir intiharın izini taşıyan gövdeme
Yeni kayıp suretler arıyorum.
Ve üveyik kuşları ölmeden...İsmail SARIGENE..
Yeni kayıp suretler arıyorum.
Ve üveyik kuşları ölmeden...İsmail SARIGENE..
15 Ekim 2014 Çarşamba
ANNEM ve Bayram hatırası :)
Efendim öncelikle tüm dostlara selam olsun uzun zamandır görünmüyordum malum okul dertleri derken araya kurban bayramı da girdi gerçi bana göre deliye her gün bayram da işte :) her zaman ki sakin ve sessiz geçen bir bayramdı benim için sadece babamı aradım oda memlekete olduğu için gitmeyi istemiştim yanına nasip olmadı neyse artık 15 tatilde giderim nasip olursa inşallah huysuz ehtiyarın yanına :) bayram benim çocukluğum da güzeldi artık hani hep diyoruz ya nerede o eski güzel bayramlar o bayram sabahı heyecanla beklemek yeni kıyafetleri giyip o renkli akide şekerlerinin yemek mutluluğu vardı annemin izin babamızın ellerini öpmek ve büyüklerimizle bayramlaşmanın güzellikleri vardı ama ne yazık ki artık kalmadı böylesine güzel bayramlar şimdi artık günümüz toplu mesajları ve maileri var artık ziyaretlerinin yerini onlar aldı zaten sevmiyordum bayramları iyice sevmez oldum ya genede bayram diyorum Rabbım böylesine güzellikler vermiş diyorum sonra geri vazgeçiyorum bayramdır bizim dinimiz de olan kurban bayramı ve ramazan bayramı eskiler diyorum ya boşuna söylememişler nerede o eski bayramlar diye
bu bayramda böyle geldi geçti işte Rabbım daha nice güzel bayramlar görmeyi nasip etsin inşallah cümlemize efendim bayram bitti derken annem girdi araya nasıl girdi derseniz düşerek :) düşene gülünmez ama valla ben güldüm :) hemde evde tam evin solunun kapının önüne düştü ayağı kaydı küt bir baktım ki annem yerde bileğinden küt diye bir ses geldi boşuna gelmemiş neyse kaldırdım ettim oturdum koltuğa anne dedim bir doktora gidelim kırık filan olmasın dedim yok dedi neyse bir gece geçti sabah oldu kalktık şişmiş bileği ağrıda başlamış dedim bu böyle olmaz anne kalk gidelim dedim doktora neyse ki bizim burada hemen semt polikliniği var annem ilk önce kendi gitti ben bir gideyim dedi seni ararım dedi bir şey olursa tamam dedim git gitmiş tabi randevu olmadığı için ilk başta bakmamış doktor annem düştüm acıyor deyince almış doktor hemen biraz da matrak bir doktordu dedi annem güldük :) işte bakmış etmiş doktor ezilmiş biraz demiş bileğin birde kemik kırılmış demiş hemen alçıya alı-caz demiş tabi orada alçı alacak bölümleri olmadığı için başka bir hastaneye gitmesini söylemiş anneme neyse geldi eve ben ilk başta gülmüştüm anneme dedim şimdi demesin doktor bileğin kırılmış 15 gün alçıya alı-caz derse dedim güldüm şom ağzımı açmış oldum böylece ve oldu :) hemen gittik bize yakın hastaneye doktoru bulduk kayıt yaptırdık filmini çektiler bileğinin den devlet hastanesi ama tam bir tımarhane gibi bir hastane çalışanlar ayrı manyak kapıda ki görevliler ayrı geri zekalı doktor desiniz tamam bir ukala tabı bunlar benim sinirimi iyice attırdı önce kayıt yaptırırken orada ki görevli bir deli etti beni onla bir atıştık o bitti kayıt yapan görevlilere geldik sıra uzun millet bekliyor benim gibi kimini ki acil kiminde artık siniri atmış benim gibi hele o ilk başta duran bir kayıt yapan bir bayan vardı o beni ayrı sinir etti zaten ellinde telefon iki pc ekranına bakıyor bir yandan da telefonla hanım mesajlaşıyor iki de bir o kırılasıca kafasında kaldırıp ay lütfen üçlü sıra yapmayın deyip durmuyor mu ben iyice sinirlendi mi oda sıradan söylendim durdum bir onla atıştım bir pis şişko görevli bozmasıyla tüm bunlar yetmez gibi bir de doktor delir timi beni tam son nokta oldu artık bende okumuş doktor olmuş ama adam olamayanlar dandı yaşı da vardı annemin ilk gittiği doktorun isimi murattı bu doktorun ismi de murat çıktımı dedim ki muratların hepsi böyle manyak değil ya dedim gerçi benim kardeşimin isimi de murat ya :) neyse ukala doktor baktı alçıya almamız gerek dedi iyi dedik alın demesin mi alçıcı yok izinli yapamıyoruz başka söyleyeceğini sonda söyleyince ben iyice delirdim e peki ne olacak
başka hastaneye gidin yada iğne yazdı aslı tutun dedi zaten doğru düzgün bakmadı bir de böyle yapınca dedim benim içime bu iş hiç sinmedi anneme bizim Maltepe de özel poliklinik var oraya gidelim dedim annem önce olmaz dedi ben dedim olur bir de dedim sen beni sinir etme dedim artık çıktık huysuz doktorun yanından hemen bir taksi buldum bindik gittik annem ben ve gözde kardeşim arkadaşım oda geldi sağ olsun bizimle yalnız bırakmadı zaten çoğu yerde de beni o tutu :) ikide bir sinirlendiğim için manyaklara :) neyse efendin çok fazla ütüledim kafanızı :) gittik ortopedi doktorunu bulduk onun ismi de murat çıkmasın ha dedim buda manyak çıkmasın şimdi zaten yeteri kadar delirdim artık dedim burada patlarım iyice diyecektim ki Allah'tan öyle olmadı çok iyi bir doktordu babacan bir doktordu murat bey amcam :) hemen alçıya alıyoruz dedi 80 lira dedi ney dedim 80 lira dedim :) bir den ben öyle deyince annem ve gözde ve doktor bey amcam gülme aldı :) dedim çok ama o kadar dedim para yok valla üstümüz de ne yapı-caz dedim şimdi ben derken doktor annemin bileğini almaya başlamıştı neyse mecburen eve gidip almam gerekti para hadi dedi doktor murat bey amcam :) 10 lira da ben ineyim dedi artık gittim eve evde kalmış 65 lira :) kardeşim bir şeyler almış neyse aldım parayı çıktım evden geldim polikliniğe gittim doktor murat bey amcamın yanına dedim ki 65 lira buldum olur mu dedim olur kızım dedi git ver vezneye alsınlar birde kağıda adını mührünü bastı verdi bunu dedi ver alsınlar gittim verdim aldılar neyse ki işlemler bitti gittim tekrar doktor murat bey amcanın yanına :) dedim çok teşekkür ederim sağ olun doktor bey dedim oda sen de sağ olun dedi çıktım demek ki dedim halen dünyada iyi insanlar kalmış çok şükür dedim Rabbım her zaman cümlemizi iyi insanlara karşılaştırsın .. NOT: Biraz geç kaldı yazım güzel insan yolcu da beklemiş sağolsun :) bu durumlar olunca geç kaldı yazım neyse geç olmasın güç olmasın demişler :)
bu bayramda böyle geldi geçti işte Rabbım daha nice güzel bayramlar görmeyi nasip etsin inşallah cümlemize efendim bayram bitti derken annem girdi araya nasıl girdi derseniz düşerek :) düşene gülünmez ama valla ben güldüm :) hemde evde tam evin solunun kapının önüne düştü ayağı kaydı küt bir baktım ki annem yerde bileğinden küt diye bir ses geldi boşuna gelmemiş neyse kaldırdım ettim oturdum koltuğa anne dedim bir doktora gidelim kırık filan olmasın dedim yok dedi neyse bir gece geçti sabah oldu kalktık şişmiş bileği ağrıda başlamış dedim bu böyle olmaz anne kalk gidelim dedim doktora neyse ki bizim burada hemen semt polikliniği var annem ilk önce kendi gitti ben bir gideyim dedi seni ararım dedi bir şey olursa tamam dedim git gitmiş tabi randevu olmadığı için ilk başta bakmamış doktor annem düştüm acıyor deyince almış doktor hemen biraz da matrak bir doktordu dedi annem güldük :) işte bakmış etmiş doktor ezilmiş biraz demiş bileğin birde kemik kırılmış demiş hemen alçıya alı-caz demiş tabi orada alçı alacak bölümleri olmadığı için başka bir hastaneye gitmesini söylemiş anneme neyse geldi eve ben ilk başta gülmüştüm anneme dedim şimdi demesin doktor bileğin kırılmış 15 gün alçıya alı-caz derse dedim güldüm şom ağzımı açmış oldum böylece ve oldu :) hemen gittik bize yakın hastaneye doktoru bulduk kayıt yaptırdık filmini çektiler bileğinin den devlet hastanesi ama tam bir tımarhane gibi bir hastane çalışanlar ayrı manyak kapıda ki görevliler ayrı geri zekalı doktor desiniz tamam bir ukala tabı bunlar benim sinirimi iyice attırdı önce kayıt yaptırırken orada ki görevli bir deli etti beni onla bir atıştık o bitti kayıt yapan görevlilere geldik sıra uzun millet bekliyor benim gibi kimini ki acil kiminde artık siniri atmış benim gibi hele o ilk başta duran bir kayıt yapan bir bayan vardı o beni ayrı sinir etti zaten ellinde telefon iki pc ekranına bakıyor bir yandan da telefonla hanım mesajlaşıyor iki de bir o kırılasıca kafasında kaldırıp ay lütfen üçlü sıra yapmayın deyip durmuyor mu ben iyice sinirlendi mi oda sıradan söylendim durdum bir onla atıştım bir pis şişko görevli bozmasıyla tüm bunlar yetmez gibi bir de doktor delir timi beni tam son nokta oldu artık bende okumuş doktor olmuş ama adam olamayanlar dandı yaşı da vardı annemin ilk gittiği doktorun isimi murattı bu doktorun ismi de murat çıktımı dedim ki muratların hepsi böyle manyak değil ya dedim gerçi benim kardeşimin isimi de murat ya :) neyse ukala doktor baktı alçıya almamız gerek dedi iyi dedik alın demesin mi alçıcı yok izinli yapamıyoruz başka söyleyeceğini sonda söyleyince ben iyice delirdim e peki ne olacak
başka hastaneye gidin yada iğne yazdı aslı tutun dedi zaten doğru düzgün bakmadı bir de böyle yapınca dedim benim içime bu iş hiç sinmedi anneme bizim Maltepe de özel poliklinik var oraya gidelim dedim annem önce olmaz dedi ben dedim olur bir de dedim sen beni sinir etme dedim artık çıktık huysuz doktorun yanından hemen bir taksi buldum bindik gittik annem ben ve gözde kardeşim arkadaşım oda geldi sağ olsun bizimle yalnız bırakmadı zaten çoğu yerde de beni o tutu :) ikide bir sinirlendiğim için manyaklara :) neyse efendin çok fazla ütüledim kafanızı :) gittik ortopedi doktorunu bulduk onun ismi de murat çıkmasın ha dedim buda manyak çıkmasın şimdi zaten yeteri kadar delirdim artık dedim burada patlarım iyice diyecektim ki Allah'tan öyle olmadı çok iyi bir doktordu babacan bir doktordu murat bey amcam :) hemen alçıya alıyoruz dedi 80 lira dedi ney dedim 80 lira dedim :) bir den ben öyle deyince annem ve gözde ve doktor bey amcam gülme aldı :) dedim çok ama o kadar dedim para yok valla üstümüz de ne yapı-caz dedim şimdi ben derken doktor annemin bileğini almaya başlamıştı neyse mecburen eve gidip almam gerekti para hadi dedi doktor murat bey amcam :) 10 lira da ben ineyim dedi artık gittim eve evde kalmış 65 lira :) kardeşim bir şeyler almış neyse aldım parayı çıktım evden geldim polikliniğe gittim doktor murat bey amcamın yanına dedim ki 65 lira buldum olur mu dedim olur kızım dedi git ver vezneye alsınlar birde kağıda adını mührünü bastı verdi bunu dedi ver alsınlar gittim verdim aldılar neyse ki işlemler bitti gittim tekrar doktor murat bey amcanın yanına :) dedim çok teşekkür ederim sağ olun doktor bey dedim oda sen de sağ olun dedi çıktım demek ki dedim halen dünyada iyi insanlar kalmış çok şükür dedim Rabbım her zaman cümlemizi iyi insanlara karşılaştırsın .. NOT: Biraz geç kaldı yazım güzel insan yolcu da beklemiş sağolsun :) bu durumlar olunca geç kaldı yazım neyse geç olmasın güç olmasın demişler :)
14 Eylül 2014 Pazar
her aşk ...
Her aşk kıyametin öfken kadar acıtıyor içimi yakıyor ruhumun sızlayan yetim cümleleri
her aşk yokluğun kadar ..sessiz kaldım
her aşk yokluğun kadar ..sessiz kaldım
10 Eylül 2014 Çarşamba
Telefon maceramız 2 :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



