31 Ağustos 2014 Pazar
Kırıntılar ..6
Bela sevdanın hükmü sarmış içimde kopup duran çığlıklarının sancıları sarmış küf kokan yalnızlığımı .
sessiz kaldım ...
14 Ağustos 2014 Perşembe
kırıntılar ...5
kanıyor yüreğimin çığlıkları figanlar uğultular yükseliyor yüreğimin toz duman olmuş çığlıkların da kan kusuyor yalnızlıklarım beyazlar siyaha boyanıyor kan revan olmuş be-yazlığım da dönmüyor savurmuyor susuyor diniyor yaralarım eski dikişlerim kanıyor viran olmuş sevdamın yokluğun da geleceğim deme beklerim deme zaman saat sorma geceleri gündüzleri sorma sorma dedim ya sorma şarkılar muhalif notalar kırık dökük depremler kıyametler kopuyor yüreğimin rıhtımların da yetim kalmış cümlelerimin arasında sızlayan gururumun sancıları dolaşıyor dar sokaklarım da gel adını sen koy bu ayrılığının gel de sen koy adımı .......
1 Ağustos 2014 Cuma
kırıntılar ..4
SUSMUŞ-SA ZAMAN VAKİT GİTME VAKTİDİR susmuş-sa koyu karanlıklar vakit gitme vaktidir kalmışsan öksüz bir çocuğun gözlerin de gizlenmiş yaralarının alışmışsa yokluğuna vurmuşsa kıyılarına vakit gitme vaktidir ....sessiz kaldım .....ö.f
MEKANIN CENNET OLSUN AY YÜZLÜ GÜZEL İNSAN ..SESSİZ KALDIM
23 Temmuz 2014 Çarşamba
kırıntılar ..3
SEN gittin ya tüm mutluluklarım hüzünlere bulandı sen gittin ya acıyan yaralarım çoğaldı sen gittin ya rüzgarlar gaflete düştü yağmurlar çığlıklarım da boğuldu yalnızlığım bin bir parçaya bölündü
6 Temmuz 2014 Pazar
kırıntılar ...2
gel ey ömrümün son kalan cümlesi hey sana diyorum duy çığlıklarımı sana söylüyorum gel ey ömrümün son kalan cümlesi ...sessiz kaldım
kırıntılar ....1
Yine bir başıma kala kaldım soğuk cümlelerinin içinde bir rüzgarın çığlıklarının arasında bir zaman dilimin yokluğunda...sessiz kaldım ö.f
16 Haziran 2014 Pazartesi
bizim küçük cadı büyüdü :)
Efendim öncelikle tekrardan selam olsun tüm dostlara malum bizim küçük hamın mezuniyeti vardı oldu bitti çok şükür hepsi bir birin den güzel kızlar erkekler giyinmişler süs-lenmişler geldiler :) güldüler eğlendiler coştular tabi bizler bir kaç arkadaşlara annem ve benim kankam can dost diloş :) ve Ortancı kızı gözde can kardeşim :) hanımları içeri bıraktık sahile de denize karşı çaylarımızı içtik güzel sohbetler onlar içeride eğlendi bizlerde dışarıda iyi oldu bizler için de :) ve onlara okumayı yazmayı arkadaşlığı dostluğu değerleri öğreten güzel insan Nalan öğretmenleri ve branş öğretmenleri ve güzel bir gün oldu hepsi ve bizim için de zaman o kadar hızlı akıp geçiyor ki daha ben kendim çocukken kafamı bir kaldırdım aynaya baktım ben çoktan büyümüşüm dizlerim de ki yaralar çoktan kapanmış Saçlarımın arasına gizlenmiş bir kaç beyazlık olmuş bile :) zaman kavramı denen şey dipsiz bir uçurum gibi sonunun nerede biteceğini bilemiyoruz tıpkı yağan yağmurlar gibi bir bakmışım ki daha dün gibi yüzü gözü toz pas içinde sokaktan içeri girmeyen her seferin de Çizgili m cd si almadan eve girmeyen o tombul yanaklı kırmızı suratlı küçük kız çocuğu şimdi büyüdü henüz ilk okula giderken şimdi kocaman bir genç kız oldu liseye başlıyor Rahmetli Cem karacanın bir şarkısı vardı Mahsun Kırmızı gülle seslendirmişti .
Hayat film gibi son yazar biter Dert etme kendine gülümse yeter
Hayat devam ediyor bak
En güzel şey mutlu olmak
Gideceğiz çırılçıplak
Hayat ne garip of
Hayat çok garip...
Ne güzel söylemiş hayat çok garip... gerçekten de öyle annem işe giderken bana emanet ettiği küçük cadıyı o zamanlar tüm yaramazlıklarıyla ortalığı bir birine katan bir pasaklı bir kız çocuğuydu :) ağladığı zaman susturmaya çalıştırdığım tiz çığlıklarıyla mahalleyi inleten pasaklı cadıydı uykusu gelince ilahiler dinleyerek uyuyan pasaklı cadıydı :) şimdi dönüp bir geriye bakanca çok çok şey yaşamışız görmüşüz diyeceksiniz ki yaşın kaç ki daha ne gördün der gibi dediğinizi duyar gibiyim :) yaş 28 ama yokluğu da gördüm varlığı da en önemlisi İstanbul gibi koca bir şehirde hayat mücadelesi verdik annemle ve Osman'la acıyı hüznü mutluluğu sevinçleri yaşadık çok şükür ki halimize ve bugünümüze hayatın bir yerlerinin den tutunarak devam ediyoruz yaşamaya Rabbım ömür verdikçe
inşallah hayat neleri getirir neleri bırakır bilemeyiz Rabbım her şeyin hayırlısını versin cümlemize .
..buda bizim küçük cadı ve arkadaşlarıyla :)
Hayat film gibi son yazar biter Dert etme kendine gülümse yeter
Hayat devam ediyor bak
En güzel şey mutlu olmak
Gideceğiz çırılçıplak
Hayat ne garip of
Hayat çok garip...
Ne güzel söylemiş hayat çok garip... gerçekten de öyle annem işe giderken bana emanet ettiği küçük cadıyı o zamanlar tüm yaramazlıklarıyla ortalığı bir birine katan bir pasaklı bir kız çocuğuydu :) ağladığı zaman susturmaya çalıştırdığım tiz çığlıklarıyla mahalleyi inleten pasaklı cadıydı uykusu gelince ilahiler dinleyerek uyuyan pasaklı cadıydı :) şimdi dönüp bir geriye bakanca çok çok şey yaşamışız görmüşüz diyeceksiniz ki yaşın kaç ki daha ne gördün der gibi dediğinizi duyar gibiyim :) yaş 28 ama yokluğu da gördüm varlığı da en önemlisi İstanbul gibi koca bir şehirde hayat mücadelesi verdik annemle ve Osman'la acıyı hüznü mutluluğu sevinçleri yaşadık çok şükür ki halimize ve bugünümüze hayatın bir yerlerinin den tutunarak devam ediyoruz yaşamaya Rabbım ömür verdikçe
inşallah hayat neleri getirir neleri bırakır bilemeyiz Rabbım her şeyin hayırlısını versin cümlemize .
..buda bizim küçük cadı ve arkadaşlarıyla :)
işte bu o pasaklı küçük kız :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








